Üç Zararlı Diyetine Devam

Kısa bir süre önce bir yazı bırakmıştım buraya: Üç Zararlı Diyeti

Aklıma geldi tekrar açtım okumak için bir de acaba gerçekten diyet işe yaradı mı onu görebilmek için.

Sonuç: Yaradı hem de nasıl yaradı OHH Mis! 🙂

İlk maddeyi yavaş yavaş yaşamıma yerleştirmiş bulunuyorum. Öncelikle sahip olduğum tüm gereksiz eşyalardan kurtuldum. Resmen kıyafet dolabımın yarısı gitti. Gitti derken kullanılabilir bütün eşyalarımı -ki çoğu yeniydi hatta hiç giymediklerim bile vardı aralarında-  yaşadığım yerdeki belediyeye verdim. Onlarda ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyorlar. Siz de istemediğiniz eşyalarınızla bu şekilde fayda sağlayabilirsiniz. Daha sonra kullanmadığım tüm makyaj malzemelerini, cilt bakım ürünlerini de verdim. En sonunda ise işime yaramayacak ya da fazlalık olan tüm ders kitaplarını elimden çıkardım. Arkadaşlarıma, ihtiyacı olanlara ve okullara dağıttım. (Kitaplar benim için en değerlileri bu yüzden sadece ders kitaplarımı verdim, kitaplığım olduğu gibi duruyor.)  Şimdi ise müthiş hafiflemiş hissediyorum. Daha gözüme batan birçok eşya var evimde ama onların da sırası gelecek. 🙂  Tabi sadece eldekileri çıkarmakla olmuyor… Aynı zamanda ihtiyacım olmayan hiçbir şeyi almıyorum artık. Mesela son bir aydır aldığım tek şey bir pantolon.

İkinci maddeyi zaten bir-iki yıldır uygulayabildiğimi söylemiştim. Bana huzur, mutluluk vermeyen hiçbir insanın yeri yok hayatımda. Sanırım bunu yapmak ilk maddeye göre daha kolaydı zaten. Bilemedim neden, sanırım zaten uzun bir süre önce kafaya koymuşum ya da günümüzde insan ilişkilerinin eşyalarla olan ilişkilerimizden daha şeffaf ve gelir-geçer olması mı sebep acaba? Her neyse bu da beni çok hafifletti. 🙂

Son olarak olumsuz düşünce ve duygulardan bahsetmiştim. Bunun için baya bir süredir uğraşıyorum. İnsanın alışkanlarını değiştirmesi gerçekten uzun zaman istiyor hele ki düşünceler ve duygular en zor değişenler… Değişim için ise son zamanlarda kişisel gelişim kitaplarından, videolarına; bloglarından, seminerlerine kadar hepsine sardım. 🙂 İşe yaradı mı diye sorarsanız, bence çok yaradı. Kendimi eskisine göre hem kafa hem de vücut olarak daha rahatlamış hissediyorum. Kişisel gelişim zırvalıklarından bahsediyorsan gidiyorum ben diyenlere kulaklarınızı tıkayın öncelikle lütfen. Onlar zaten değişime her türlü karşı olan insanlardır. Daha sonra karşınıza çıkan her bilgiyi, yazıyı, kitabı okumaya, videoları izlemeye verin kendinizi. Belki düşüncelerinizle uymayanlar olacaktır, sevmedikleriniz olacaktır, olabilir. Hepsi haklı demiyorum zaten. Önemli olan içlerinden sizin kendinize fayda sağladığını düşündüğünüz şeyi çekip almak.

İşte böyle… Kısacası bir yerden başlamış olmak bile mutlu etti. Daha çok yolum var farkındayım. Zamanla taşlar yerine oturacak diye düşünüyorum. Önemli olan hayatta sizi gerçekten mutlu eden şeyleri bilmek ve onlarla yaşamak. Buradaki gerçekten kelimesi çok önemli. 🙂 Çünkü bir durup etrafınıza bakarsanız aslında fazladan iki spor ayakkabısına ihtiyacınız yok. Ya da biri bitmeden bir tane daha aldığınız rimeliniz, bunun rengi farklı diye aldığınız t-shirt, indirimde diye aldığınız ama hiç giymediğiniz o etek hepsi çevrenin diretmeleri sizin ihtiyacınız değil. İşte bunlardan arındığınızda sizin için değerli olanların farkına varıyorsunuz. Şimdi değer verdiklerinize odaklanmanın sırası…

Mutluluk hep sizinle olsun!!