Senin Yüklerin Neler?

Hayat bazı şeyleri omzumuzda sonsuza kadar taşımak için çok kısa. Üstelik her sırtımıza yüklediğimizi bedenimizin kaldırabilmesi için ekstra efor sarf etmesi gerekiyor; Fiziksel ve ruhsal olarak. Omuz ve boyun ağrıları sık yaşayan insanların kendisine manevi olarak çok fazla yük bindirdiğini okudum bugün bir sağlık blogunda. Aslında bunu fark etmem için herhangi bir yerden okumama gerek yoktu. Sırf kendime ve bedenime bakarak bu sonuca kolayca ulaşabilirdim. Lakin insanın gerçekleri kabullenip olumsuzu olumluya çevirmek için de ayrı bir güç harcanması gerekiyor. Bu nedenle bu gerçekleri uzun süre göz ardı ettim desem yeridir.

Devamlı takip ettiğim bir kişisel gelişim sitesinde ise hayatımıza dahil ettiğimiz yüklerle ilgili yazıyı okumam her şeyin tuzu biberi oldu. Tesadüf diye bir şey olmadığını bağıran evrenle bir kez daha yüzleştim. Öyleyse görmezden gelmek yerine beni hem fiziksel hem de psikolojik olarak etkileyen bu yükleri açığa çıkarma ve olumluya çevirme kararı alıyorum. Burada karşıma çıkan 9 soruyu cevaplayarak başlamak istedim. Belki siz de bu soruları cevaplayarak minik bir adımla yüklerinizi fark edip bırakma yoluna girersiniz.

İşte büyük resmi gösterecek sorular ve cevaplarım…

  • Senin yüklerin neler?

Cevabını çok iyi bildiğim bir soru. Sanırım geçmişteki hatalarım ve gelecekle ilgili kaygılarım benim temel yüklerimi oluşturuyor. Bunlar dışında kendime karşı, aileme, sevdiklerime karşı sorumluluklarım, fazlaca satın aldığım maddi eşyalarım, toksik ilişkiler, kontrolüm dışındaki olaylar… aslında çok fazla şey sayabiliriz hepimiz ancak ilk düşündüğünde zamanının çoğunu meşgul edip duygu değişimine neden olan nedenler diye sorulursa bunları cevap verebilirim.

  • Kendine yük edindiklerinden hangileri sana hizmet ediyor, hangileri seni sadece ağırlaştırarak yoruyor?

Geçmiş hatalar ve gelecek kaygısının yük olduğu bariz bir gerçek. Sanırım sorumluluklarım dışındaki tüm cevaplar beni sarmalayan ve yavaş yavaş boğan yük sarmaşıklarım.

  • Yüklerin hayatında neye hizmet ediyor?

Bir süre boyunca beni ben yapan bugün ki konumuma gelmemi sağlayan yüklerim olduğunu düşünürdüm. Lakin bende ki değişim, gelişim ve farkındalık sonrasında bu yükleri bir yerde bırakmam gerektiğini fark ettim. Evet, beni ben yapan geçmiş hatalarımdı, yaşadığım toksik ilişkiler, insanların kontrolüm dışındaki davranışları ve benim verdiğim yanlış tepkilerdi. Ancak beni etkiledikten ve beni şimdi ki ben yaptıktan sonra bu yüklerin artık hayatımda olumsuz yaşantılara hizmet ettiğini kabul etmeye başladım.

  • Hayatında içsel alanda nelerle uğraşmayı bırakmak istiyorsun?

Bunun tek ve çok genel bir cevabı var: Kontrolüm dışında gerçekleşen her olay ve davranışı bırakmak istiyorum. Geçmişteki hatalarımı şu an değiştiremem o yüzden tekrar tekrar düşünüp aynı duyguları kendime yaşatmak kendime attığım en büyük kazık olsa gerek. 1 dakika sonrayı görmezken 10 yıl sonra ne olacak kaygısı taşımam da gereksiz. İçsel alanda kendimi geriye götürecek her düşünce ve duyguyu bırakmak, sadece ‘an’ı yaşamak istiyorum.

  • Yüklerini gerçekten bırakmak istiyor musun?

Evet, gerçekten beni olumsuz etkileyen tüm yüklerimi bırakmak istiyorum.

  • Yüklerini nasıl bırakabilirsin?

Geldik zor sorulara… Hayat bir sınav olsaydı ve yarısına geldiğimde bana bu soruları içeren bir sınav kağıdı verilseydi sanırım 6. sorudan sınavda kalırdım. Çünkü tam olarak nasıl bırakacağımdan emin değilim. Şimdilik demene – yanılma yöntemiyle cevaplamayı sürdürüyorum. Doğru cevaba ulaştığımda paylaşacağım.

  • Yüklerini bırakmak için hayatında ne gibi eylemlerde bulunacaksın?

Şu an benim olmayan her şeyi bir kenarda bırakıp yoluma devam etmek için yolumda kalmaya, doğrularımdan sapmamaya ve yaptığım yanlışları tekrarlamamaya çalışacağım. O nedenle ilk deneme yöntemim “Kontrolün dışındaki her şeyi fark et ve bırak!” Olacak.

  • Hayatındaki yükleri bıraktığında sen kim olacaksın?

Yine aynı ben olacağım ama daha hafif ve özgür olarak.

  • Yaşadığın sürece yaşayarak biriktireceğin yeni yüklerin farkında olmak için ne yapacaksın?

Deneyimlerimi unutmadan lakin içselleştirmeden ‘an’da kalmam gerektiğini kendime hatırlatacağım.

“Bilgiye ulaşmak için, her gün bir şeyler ekleyin. Bilgeliğe ulaşmak için, her gün bir şeylerden kurtulun.”