Ruhsal ve Zihinsel Sağlık ile Yiyecekler Arasındaki Bağ

Ruhsal veya zihinsel bir hastalık ile mücadele eden insanlar için, yiyecekler her türlü olumlu ve olumsuz anlamlara sahip olabilir. Bazı yiyecekler sağlıklı bir duygusal durumun korunmasına yardımcı olabilir veya engelleyebilir, diğerleri sağlıksız döngüleri tetikleyebilir. Bazıları ise beslenme alışkanlıklarında çarpıcı değişikliklere neden olabilecek belirli zihinsel sağlık sorunlarına sebep olabilir ve bu durum psikolojik sorunları daha da şiddetlendirebilir. Kısacası Ruhsal ve Zihinsel Sağlık ile Yiyecekler Arasındaki Bağ birkaç paragraf ile anlatılamayacak kadar derindir. Yine de kendi gözlemlerim ve deneyimlerim doğrultusunda aralarında nasıl bir ilişki varmış biraz deşelim.

Öncelikle yalnızca yiyeceklerin zihinsel sağlık sorunlarını çözmediğini söyleyenlerin size muhtemelen bir şeyler satmaya çalıştığını burada açığa kavuşturalım. Takviyelerle, ne idüğü belirsiz yapay yiyeceklerle bir yere varamayız. Bu nedenle organik gıdalar, günlük hayatımızın ruh halini, enerjisini ve bağırsak kimyasını etkileyen son derece önemli bir parçasıdır ve genellikle akıl hastalığına ilişkin semptomlarla ilgili olumlu katkı sağlamaktadır. Bundan dolayı güçlü bir kişisel bakım, zihinsel sağlık bakımı ve zamanla iyileşme yöntemi olarak yiyecekler çok etkilidir.

Sağlıksız Yiyeceklerin Etkileri

Söz konusu “Sağlıksız”  gıdalar olunca bunun birçok anlamı vardır. Birlikte alınan farklı etkilere sahip gıdalar sağlığımıza olumsuz etki edebileceği gibi, yiyeceklerle duygusal bir ilişki de kurabilir.

Yiyecek ve psikoloji arasındaki bağlantılar hakkında yazılan çok fazla makale ve içerik olduğuna eminim. Gıda, hayatta kalmamız için temeldir, fakat kendinin farkında, düşünen varlıklar olarak onunla olan ilişkimiz biyolojik zorunluluktan çok daha karmaşıktır. Nasıl yani dersen: Anılarımızın ve çocukluk gelişimimizin yemek alışkanlığımıza etkileri çok fazla olabilir. Öte yandan kendimize olan saygımız, güvenimiz ve kaygılarımıza olumsuz etkisi olabileceği gibi olumlu etkileri de olabilir. Yemek hayatımızın her günü karşılamamız gereken fiziksel bir ihtiyaçtır. Bu kadar çok şey düşündüğümüzde, bu kadar çok deneyimin bir parçası olduğunda gıdalar ile karmaşık ilişkiler kurmaya mecburuz.

Ruhsal hastalığı olan birçok insan için yemek, hem yardım hem de engel kaynağı olabilir. Sağlıksız yiyecekler olumsuz bir ruh haline doğru sürükleyebilir ve bu da iyi beslenme motivasyonunu daha da azaltır. Özellikle depresyon ve anksiyete ile sağlıksız bir yemek alışkanlığını birlikte düzeltmeye çalışmak için gereken ekstra enerji, olumsuz bir ruh halinin ya da depresif zamanların daha da şiddetlenmesine neden olabilir.

Bu zararlı ilişki denklemi bulimia veya diğer göze çarpan rahatsızlıklar biçimini almak zorunda değildir. Bazen çoğu yiyecekle olan bağımız pozitif ilişkiye sahip bile olsa, onları sağlıklı bir şekilde yemeyi başaramazsak büyük sorunlara neden olur.

Birçok insan için yeme ile birlikte gelen fiziksel sağlık sorunları, zihinsel hastalıklarla yaşamayı öğrenme zorluğunu arttırmakta ve bu da döngüyü daha da kötüleştirmektedir.

Olumlu Bir Etki Olarak Yeme Alışkanlıklarımız

Öte yandan gıdalar, zihinsel ve ruhsal hastalıklarla mücadele etmek ya da sadece daha sağlıklı ve daha enerjik bir yaşam sürmeye çalışmak için insanlara muazzam bir yardımcı olabilir.

Organik yiyeceklerin beyin, biliş ve duygusal durumlarımız üzerinde etkisi vardır demiştik. Dengeli bir diyete girenler için vitaminler, mineraller, yağlar, sağlıklı yağlar ve her gıdanın doğru bir karışımını almak, beyin fonksiyonlarımızı, enerji seviyelerimizi, hafızamızı geliştirmemize ve duyguları yönetmemize yardımcı olabilir. Burada bir şeyi tekrar netleştirmek önemlidir: doğru gıdaları almak bir tedavi değildir. Ancak varolan semptomları olumlu yönlendirmek ve sağlıklı alışkanlıkları sürdürmek için kesinlikle çok etkili bir yoldur. Yine de herhangi bir ruhsal, zihinsel rahatsızlığı olan insan için tıbbi müdahale önce gelmelidir. Sağlıklı alışkanlıklar kazanmak için genellikle sağlıklı bir zihin durumuna ihtiyaç duyulur, çünkü kişi zihin sağlığı için daha fazla bir çaba sarf eder.

Hayatınızda yalnızca bir kez ekstra çaba sarf etmenin mantıklı olduğunu düşünüyorsanız, bazı gıdalar sizi dengede tutmak için güçlü bir araçtır. Örneğin, somon ve papatya gibi bazı yiyecekler, depresyon ve anksiyete belirtilerini azaltmaya yardımcı olur. Belki çaba sarf etme başlangıcını bunlarla yapabilirsiniz.

Sağlıklı alışkanlıklar yığını; tıpkı sağlıksız olanlar gibi birbirleriyle beslenirler. İyi bir rutini devam ettirmenin en önemli yollarından biri, kendi kendine yaptığın kötü telkinleri susturmaktan geçer. Genelde bu telkinler, şüpheler, korkular ve tedirginliklerden oluşur. Mesela ikinci dilimi yersem çok kilo alırım. Sen zaten bu söz ile ikinci dilimi yemeden kilo alma direktifini beynine gönderdin. Bu yüzden böyle bir durum ile karşılaşıldığında sürecin başladığını kabul etmek ve yolun başındayken sağlık uzmanlarından yardım istemek zihinsel sağlığımızdaki tuzaklardan kaçınmanın yollarından en iyisi olur.

Ayrıca, sağlıklı ve dengeli bir beslenmenin ‘sınırda olan ve tehlike işareti veren’ yiyeceklere olan hoşgörüsünü es geçmeyelim. Ara sıra da olsa kendine hoşgörü göstermek öz bakımın bir parçasıdır ve buna izin vermemek, kendinizi kusursuz bir suçluluk fırtınasına ve sağlıksız bir döngüye başlatabilir. Örneğin, çikolata gibi “azı karar çoğu zarar” yiyecekler aslında bizi daha iyi hissettirir ve hatta düzenli, kararında olarak alınan çikolata gibi yiyecekleri tüketmek, ruhsal ve zihinsel sağlımıza yardımcı bile olabilir.