Roma’dan Sevgilerle

İtalya gezimizin son durağıydı Roma. Kışın tam ortasında olmasına rağmen bol güneşli iki buçuk günü de Roma’da geçirdik. İlk günümüzün neredeyse yarısı Kolezyum ve yakınında ki Roma Forumunda geçti.  

Yaklaşık 500 yıl gladyatör dövüşlerine ev sahipliği yapmış yapı Dünya’nın en büyük amfi tiyatrosudur.  İçeri girebilmek için uzunca bir süre upuzun bir kuyrukta bilet sırası beklememiz gerekti. İçeride kısmen yıkılmış yapılar ile karşılaşacaksınız ve alt, üst, iç kısımları ise gezilecek yerler.  

Kolezyum’dan çıkınca tarihi Konstantin Tak’ı önünde fotoğraf çektirmeyi ihmal etmiyoruz.

Tak’ın sağ tarafındaki yol ise Roma Foruma çıkıyor. Burası Roma halkının yaşadığı bölgeymiş. İçeride Vesta Tapınağı, Vesta Bakireleri Evi, Kastor ve Polluks Tapınağı, Satürn Tapınağı, Titus zafer takı gibi önemli tarihi bölümleri ve yapılar bulunuyor. 

Roma’nın diğer gezilecek yeri meşhur Trevi yani Aşk Çeşmesi. Arkanızı dönerek dilek dileyip sol omzunuzun üzerinden çeşmeye para atınca dileğinizin kabul olacağına inanılıyor. Belediye bu paraları toplayıp fakirlere yardım için kullanıyormuş. Çeşmenin etrafındaki ara sokaklar da gezilebilecek ve hediyelik eşyaların bolca bulunabileceği mekanlar.  

İspanyol merdivenleri ve Piazza Spagna Roma’nın en kalabalık yerleri arasında. 138 basamaklı merdivenler Avrupa’nın da en uzun merdivenleriymiş. Roma’da yapılacaklar arasında külahta İtalyan dondurması yemekte vardı. Biz de merdivenlerin sol tarafındaki İtalyan tatlıcısından dondurmalarımızı alıp merdivenlere oturuyoruz.  Bir süre etrafı izleyip bol bol fotoğraf çekiniyoruz. Merdivenlerin tam karşısındaki ve bizim de geldiğimiz de cadde Via Conditti Roma’nın en ünlü alışveriş caddesi. Dünyaca ünlü markaların mağazaları yer alıyor. 

Pantheon da Antik Roma döneminden kalan bazı kral, ressam ve mimarlarının mezarları bulunan bir tapınak. 

Roma’nın ünlü anıtlarından Vittorio Emaunele Abidesi Piazza Venezia’da yer alıyor. Üst tarafı seyir terası olan yapıtın alt kısmında müze bulunuyor.

 Navona Meydanı da Roma’nın ünlü yerlerinden biri. Burada bulunan üç çeşmeden en ünlüsü ve göze çarpanı Bernini tarafından yapılan dört nehir çeşmesi. Meydanın çevresinde birçok hediyelik dükkanları, kafe ve restoranlarda bulabilirsiniz. 

Gezimizin ikinci günü erkenden Dünya’nın en küçük yaklaşık 1000 nüfuslu ülkesi Vatikan’ı görmek için yola düşürüyoruz. Katolik kilisesine ait Vatikan papa tarafından yönetiliyor halkı sokaklarda görmek ise gerçekten zor. Buraya gelen turistler Vatikan’ı dolduran asıl kalabalık. Aziz Petrus Meydanı, Aziz Petrus Bazilikası, Vatikan müzeleri, Castel Sant’Angelo burada gezilecek yerleri arasında.  

Aziz Petrus Meydanı Bernini tarafından 17. yy’da dönemin papası için yapılmış. Meydanın solunda Bernini’nin sağ tarafında ise Fontana’nın çeşmeleri bulunuyor.   Aziz Petrus Bazilikası ise dünyanın en büyük kilisesidir. Bazilikanın kubbesine çıkarak tüm Vatikan ve Roma’yı izleyebilirsiniz.  

Ayrıca Vatikan müzeleri içerisinde Michelangelo’nun en önemli eserlerinden Adem’in Yaratılışı sahnesi sistina şapeli bölümünde görülebilir. M.S 2. yy’da yapıldıktan sonra bir süre Roma İmparatoru Hadrian ve ailesinin mozolesi olarak kullanılan kale sonraları hapishane olarak kullanılmış. Kalenin tepesine de bir meleğin konduğu söylentilerinden dolayı adı Castel Sant’Angelo olarak değiştirilmiş.   

Roma’yı gece ışıklandırmaları ile gezmek ise ayrı bir keyifli hele ki Christmas zamanıysa.  

Roma’ya ikinci kez bu sefer yaz mevsiminde gitmiştim. Aşırı bir sıcak vardı ve Kolezyum, Aşk Çeşmesi, İspanyol Merdivenleri gibi ünlü yapılarının hepsi tadilattaydı. İlkinde merkezine yakın hostellerde konaklamıştık ancak ikincisinde şehrin biraz dışında trenlerle ulaşımın sağlandığı bir hostelde konakladık.  Kaldığımız yerin sunduğu hizmetler ve günlük fiyatı çok iyiydi tabi bunda şehre mesafesinin fazla olması da etkili ancak tek bir tren yolculuğu ile ulaşımı sağlamak mümkün. Verona’dan başladığımız İtalya maceramızı ülkenin merkezi kenti Roma’da tamamladık. Dönüşümüzde geçirdiğimiz uzun yol yolculuğu bir haftalık gezi kadar eğlenceliydi. İtalya’nın küçük kasabalarından yavaş yavaş, istemeye istemeye giderek ayrıldık.  

Avrupa’da tekrar nereyi görmek istersin diye sorsalar düşünmeden İtalya derim. Gezdiklerimin dışında göremediğim ama duyduğum, gitmek istediğim, gezicilerin diline dolanmış daha nice güzel yerleri olduğunu biliyorum. İtalya’yı görmek için içinizde biraz da olsa bir merak, istek ve fırsat varsa beklemeyin…