İtalya ve İtalyanlar

İşte size aşkın, modanın, yemeğin, şarabın, inancın ve sanatın ülkesi..

İtalya gezilerimi daha önceki yazılarımda sizlerle paylaşmıştım. Bu yazım ülkenin kültürüne ve yaşam tarzına daha çok vurgu yapacak. Gezdiğim, gördüğüm, öğrendiğim, duyduğum kadarıyla ülkenin insanlarını, hayat tarzlarını, kültürel özelliklerini ve ülkeyle ilgili enteresan bilgileri paylaşmaya çalışacağım.

İtalya, Avrupa’nın güneyinde çizmeye benzeyen şekliyle İtalya yarımadası üzerinde yer alıyor.

İtalya bayrağının da diğer ülke bayrakları gibi bir hikâyesi var. Ülke bayrağı Fransız imparatoru Napolyon tarafından tasarlanmış. Bayraktaki yeşil umudu, beyaz kaderi, kırmızı de hayırseverliği temsil ediyormuş. Ancak meşhur İtalyan mutfağından dolayı yeşil rengin rokayı, beyazın mozarella peynirini ve kırmızının domatesi simgelediği de söyleniyor.Tarihi güzellikleri ile de bilinen ülke yüzyıllar boyunca çok çeşitli Avrupa uygarlıklarına ev sahipliği yapmıştır. Rönesans hareketi de İtalya’nın Toskana bölgesinde doğmuş ve tüm Avrupa’ya buradan yayılmış. 

İtalya ve İtalya halkı hakkında öğrendiğim diğer bilgilere gelirsek;

Kapalı yerlerde sigara içmek yasak. Bizim gibi aşırı derecede sigara içiyorlar. Çoğunlukla gazlı su (soda) içiyorlar.  Ancak karşınıza çıkacak üstünde “Mineral water” yazan gazlı sodalar bizim bildiklerimizden değil. Tadını sorarsanız benim hiç hoşuma gitmemişti. O yüzden zorunda kalmadıkça içmemenizi tavsiye ediyorum bizim damak tadımıza pek uygun olmadığını düşünüyorum.   

Restoranlarda ve kafelerde oturma ücreti, garson bahşişi gibi ek ücretler de alınıyor. Sonra hesap geldiğinde ne yedik bu kadar demeyin. Oturmadan önce çalışanlardan ek ücretleri öğrenebilirsiniz ancak ben almayan yer pek görmedim. Bu yüzden Floransa sokaklarında arkadaşlarla baya dolaşmıştık. En sonunda küçük bir pizzacıdan pizzalarımızı paket yaptırarak sokakta yedik. Temiz havada güzel gidiyor. 🙂 

Hırsızlık, İtalya’nın hemen hemen her yerinde dikkat edilmesi gereken en önemli konu. Venedik’e giden bir arkadaşımın sırt çantasından gündüz vakti cüzdanı çalınmıştı. Kaybettiği kredi kartlarını ve kimliğini yeniletmek için baya uğraşmıştı. Dikkatli olmanızda fayda var.  

Ülkenin modanın kalbi olduğunu bilmeyen yoktur. Özellikle Milano’ya giderseniz neden böyle dendiğini anlayacaksınız.  

İtalya’nın tarihin de merkezi olduğunu gittiğim şehirleri anlatırken yazmıştım. Ülkede Roman ve Gotik sanattan, Rönesans ve Barok üslubuna kadar her sanat akımında İtalyan ressamların önemli sanat eserleri mevcut.   

Müzik deyince de akla gelen ilk ülkelerden birisi İtalya.  Keman ve piyano gibi müzik çalgılarının ortaya çıkış yeri, klasik müziğin temellerinin de atıldığı ülkedir.

İtalyanlara gelirsek;

Hayatın her anından keyif almaya odaklanmış bir hayat tarzını benimsedikleri söylenebilir. Buna da Dolce vita (Tatlı hayat) diyorlar.  

İtalyanlar sıcakkanlı, misafirperver ve sosyal insanlar. Sohbet etmek de onlar için bir sanat. Bu yüzden tanıştığınız İtalyanların yüksek tonda hareketli konuşmalarını, meydanlarda uzun uzun sohbetlerini garipsememenizi öneririm.  Biraz bize benziyorlar sanırım. 🙂 Hiç tanımadığınız bir İtalyan çok kibar bir şekilde yanınıza yaklaşıp sohbete başlayabilir. Karşı cinse de saygılı ve kibar davranırlar. Başka bir bize benzeyen özellikleri yumurta kapıya dayanmadan iş yapmamaları sanırım. Erasmus dönemimde çoğu İtalyan arkadaşın önce eğlence vakit kalırsa ders diye bir yaklaşımı benimsediklerine bizzat şahidim. Bize benzeyen bir halk olduklarına daha da ikna oluyor gibisiniz. 🙂 O zaman benzerlik olayını biraz daha arttıralım. Gelin size en ortak özelliğimizi söyleyeyim. Trafik!! Böyle karmaşık, yüksek seste konuşmalarla dolu, küfürlerin havalarda uçuştuğu, korna seslerinin bütün sesleri bastırdığı bir trafikten söz ediyorum. Daha ne olsun!

İtalyanların en hoşuma giden özelliği kendilerine bakmaları olmuştu sanırım. Güzel giyinmeyi ve güzel kokmayı da bir sanata dönüştürmüşler. Sokaklar ünlü markaların çeşitli parfüm kokularıyla çevrili. İşte bu çok hoşunuza gidecek.

İtalyan bir arkadaştan öğrendiğim kadarıyla da kuzeyi ve güneyi arasında Slovenya’da da olduğu gibi geçimsizlik varmış. Güneyde yaşayanlar keyfine daha düşkün, misafirperver, daha sıcakkanlı, tembel ve duygusal iken, kuzeyde yaşayanlar daha soğuk, mesafeli ve disiplinli insanlarmış. Kısacası tüm İtalyanların Akdeniz insanı gibi sıcak olduğunu düşünmeyin.