İlginç Bir Film: Garantili Ölüm (Yoksa Paran İade)

Yüzüklerin Efendisinin yüzük taşıyıcısı Frodosuna benzer bir oyuncunun filmini izledim. Hatta ilk başta onun olabileceğini düşündüm ama bu çocuk daha gençti. Eh Frodo’nun gençliğinin üzerinden yıllar geçti. Filmin adı Garantili Ölüm (Yoksa Paran İade) orijinal ismi ise Dead In A Week (Or Your Money Back).

Frodo görünümlü başrol oyuncumuz genç yıldız Aneurin Barnard ve iki Oscar adaylığı bulunan usta oyuncu Tom Wilkinson’ın başrollerini paylaştığı filmin oyuncu kadrosunda Freya Mavor, Marion Bailey, Christopher Eccleston ve Gethin Anthony gibi isimler de yer alıyor. Yönetmeni Tom Edmunds’ın ise ilk uzun metrajlı filmi olduğunu öğrendim.

Filmin Konusu

27 yaşında olan William, hayattan kopuk yaşayan bir adamdır. Yaşamdan sıkılıp kendini öldürmek isteyen William, bu yaşına kadar 10 kez intihar girişiminde bulunur. Ancak, hiçbirinde başarı sağlayamaz. Son intihar deneyiminde de başarılı olamayınca profesyonel bir tetikçiden yardım almaya karar verir. 65 yaşında arkadaş canlısı bir adam olan Leslie usta bir tetikçidir. Aradığı adamı bulduğunu düşünen William, kendisini öldürmesi için Leslie’den yardım ister. Artık William’ın ölmesi için her şey hazırdır. Fakat tam da bu sırada beklenmedik bir şey olur ve genç adam hayallerinin kadını ile tanışır. Artık onun yaşaması için önemli bir nedeni vardır ve Leslie ile yaptığı anlaşmayı iptal etmek ister. Fakat Leslie’nin de suikastçılar birliği üyeliğini elinde tutabilmek için aylık kotasını doldurması gerekmektedir ve işler giderek daha karmaşık hal almaya başlar.

Film Eleştirisi

İlginç bir konusunun olması yanı sıra ilginç detaylar da var filmde. Film ile ilgili aklımda kalan en büyük ayrıntı çok sakin bir işleyişinin olması. Filmde gelişen olaylar olsun, kişilerin davranışları olsun oldukça sakin ve yavaş bir havada ilerliyor. Ayrıca klişe film sahneleriyle dalga geçer bir hali de var. Tetikçinin yanlış insanları vurması olsun, ölen tetikçinin yeniden dirilmesi olsun, karakterlerin ikili diyalogları olsun klişelerle dolu bir filmim ben ama aynı zamanda da farklıyım diyor. Farklılığının sebebi ise bu klişeleri süsleyip önümüze sunması değil aksine onlarla dalga geçer gibi sakin bir üslupla anlatması ve düşünme, yorumlama kısmını bize bırakması.

Filmin sonuna kadar düşük bir tempoyla ilerliyoruz. Öyle ki karşılıklı silah çekme sahnelerinde bile yüksek bir tempo söz konusu değil. Bence filmlerdeki tüm aksiyon, dram, romantizm ve diğer tüm her şeyin abartılarak yapıldığını, gerçek hayatta böyle durumların söz konusu olamayacağını, abartılı düşük bir tempoyla anlatmak istiyor bu film. Klişe sözlerle dolu, klişe sahnelerle dolu filmlerden sıkılmadınız mı mesajını vermek istiyor da olabilir.

Muhteşem bir film izlediğimi söyleyemeyeceğim lakin muhteşem olmasını zaten beklemiyordum. Vakit geçirmelik, çoğunlukla hafif gülümsemenizi sağlayacak içeriklerle dolu ancak anlatım tarzıyla oldukça ilginç bir film izlemek isterseniz kaçırmayın.