Hesaplı Seyahat Tüyoları

Siz de gezmek, yeni yerler görmek, yeni kültürleri ve insanları tanımak için can mı atıyorsunuz? O zaman Hesaplı Seyahat Tüyolarını öğrenebileceğiniz için doğru yerdesiniz. Gezmek, en basitinden bir şeyi ya da en karmaşığından kendini aramaksa maceranız hiç beklemeyin. Yalnız herkesin aklına takılan küçük ama içi dolu bir soru var; Seyahat için parayı nereden bulacağım?  Öncelikle ufaktan bir birikmişiniz varsa 1-0 öndesiniz demektir. Tabi ki bu ne kadar uzağa gideceğinize ve sizin yaşam stilinize de bağlı. Ben öyle otostoplara, ucuz işlerde çalışmalara, tanımadığım insanlarla aynı oda da kalmaya gelemem diyorsanız bundan sonra yazacaklarımı okumanıza gerek yok. Avrupa ve Türkiye seyahatlerimden edindiğim tecrübelere dayanarak ucuza nasıl gezi yapılır bunları paylaşacağım sizinle.

Ulaşım

Diyelim ki Avrupa’da bir erasmus öğrencisiniz. Avrupa’da seyahat etmenin birçok alternatifi var. Birkaç arkadaş toplanıp araç kiralayabilirsiniz. Ben çoğu gezimde bunu yaptığımı söyleyebilirim. Benzin fiyatları bizdeki kadar uçuk değil. Üstelik 5 kişilik bir araçla 3 kişi bir geziye çıktığınızı sayarsak geceyi de arabada geçirebilirsiniz. Bütçenize uygun eski model ama giden, işinize yarayan bir araç pekala bulabilirsiniz. 🙂 Lükse kaçmanın bir manası yok bu noktada.

Bunun dışında diyelim ki uzak bir ülkeye seyahat edeceksiniz. Ucuz uçak bileti kovalamanın zamanı geldi sevgili okuyucular.. Öncelikle Rynair gibi bir seçenek var Avrupa’da. Slovenya’dan Belçika’ya çok makul fiyatlarla uçtuğumuzu hatırlıyorum Rynair ile. Uçan otobüs, ayakta da yolcu alıyor gibi zırvalıkları bir kenara bırakalım ve başlayan seyahatimizin tadını çıkarmaya bakalım. Yalnız tek bir seçeneğe bağlı kalmamanızı tavsiye ederim. Birçok firmayı gözden geçirmeniz daha faydalı olacaktır. Örneğin Belçika’dan Slovenya’ya dönüşümüz Wizzair ile olmuştu ve daha uyguna getirmiştik. Tüm bunları günü gününe planlamanız gerekiyor. Garantici olmaktan ziyade macera yaşayayım diyorsanız geziniz sırasında rastgele bir yere bilet de alabilirsiniz bu firmalardan çok uyguna.Hava alanları genelde şehirden uzak olduğu için şehre ulaşım da büyük sıkıntı. Taksiler ilk ve güvenli seçenek gibi gelebilir. Lakin o kadar para bayılmak istemiyorsanız durun ve bir soluk alın sonra da etrafınıza bakın. Mutlaka dolmuş, otobüs gibi şehre giden toplu ulaşım araçları bulabilirsiniz. Her zaman en ucuz yolunu aramaktan ve çevrenize sormaktan çekinmeyin. Bir bilen elbet çıkacaktır.Türkiye’de arkadaşlarımla denediğim ve çokta keyif aldığım diğer bir seçenekten bahsetmek istiyorum; Otostop! Bu işi daha önce de yapmış kişilerle çıktıysanız yola tavsiyeye ihtiyacınız yok demektir ki ben bu konuda şanslıydım. Otostop konusunda tecrübeli arkadaşlarım sayesinde inceliklerini öğrendim. İlk olarak tek kadın olarak otostopla seyahati hiç denemedim. Cesaret de edemem diyelim. Buradan da ulaşabileceğiniz Muğla gezimiz boyunca ikişerli gruplar şeklinde otostop çektik ve genellikle 1 erkek 1 kız oldu. Otostopta diğer kilit nokta beklediğiniz yer. Çok tenha ve az aracın geçtiği noktalarda beklememeye dikkat etmelisiniz. Şehir içi de bu noktada kaçınmanız gereken yerler arasında. Daha çok şehrin giriş ve çıkış ana yollarında beklerseniz şansınız artmış olur. Ayrıca giydiğini kıyafetiniz, tavrınız, otostop parmağınız bile önemli. Bir kere sırt çantası olmayana otostopçu demiyoruz. :)Son olarak Bisiklet ve Motor ise diğer ulaşım seçenekleri. Hiç denemedim bu yüzden faydalı tüyolar veremeyeceğim. Lakin diğer yollara göre daha hesaplı ve güvenli olduğuna eminim. Bir kere kendi aracınız ile yoldasınız ve istediğiniz yön rotanız istediğiniz yer eviniz olabilir.

Konaklama

Gel gelelim konaklama sorunsalına. Avrupa seyahatlerim ile başlarsak yine tek seçeneğim her zaman en hesaplısı olan Hosteller oldu. İnternette, gitmeden önce uygun fiyata hostel ayarlayabileceğiniz birçok site bulunmakta. Önceliğiniz fiyatsa tanımadığınız insanlar ile kalma olayı kutsal bir emirdir. En az 8-10 kişilik odalarda erkekli-kızlı kalmayı göze almışsınız demektir. Arkadaşlarınız varsa aynı yerde -ki benim hep öyle oldu- kısmen rahatsınız demektir. Yine de güvenlik açısından çantanızı kilitlemenizi ve değerli eşyalarınızı yastığın altına veya yanınıza almanızı tavsiye ederim. Nice akıl almaz hırsızlık hikayeleri duydum hostellerde belki burada da anlatırım bir yazımda. Azıcık ürktüysek kıvama gelmişiz demektir. 🙂 Dikkatli olalım please!

Konaklama deyince bir de macera severlerin aklına bir yol gelir ki en keyiflisinden; Kamp kurmak. Bir adet çadır ve bir adet mat ortama bağlı olarakta ihtiyacınız olacaksa uyku tulumu gerekli malzemelerdir kamp kurmak için. Şimdi bu söyleyeceğim aramızda kalacak diye söz alıyorum öncelikle sizden. Öyleyse söylüyorum dikkat! Kamp kurmak için kamp alanında bir yere ücret ödemenize gerek yok. 🙂 Alın çadırınızı ve malzemelerinizi yanınıza havanın kararmasını bekleyip atıverin çadırınızı tenha bir köşeye.. İşte bu kadar JArtık denizin tam karşısı mı olur sahilin en uç noktası mı olur orası size kalmış… 🙂 Çadır kurup kamp yapmanın avantajı da bu özgürlük olsa gerek.. Yalnız bu konuda da dikkatli olmanızda fayda var!

Ulaşımda bahsettiğim diğer bir yol ise kiraladığınız araçta veya kendi özel aracınızda geceyi geçirmek. Yalnız bizim gibi Avrupa’nın paralı otobanlarında geceyi geçirmek gibi bir hata yapmayın. Sabah otoban çıkışı bir gecelik hostel parasına denk gelebilir. 🙂

Yeme-İçme

Bir kere o çantanız da atıştırmalıklar ve su bulunacak! Bu meseleden ‘Bir Kadının Seyahat Çantasında Bulunması Gerekenler’ yazımda bahsetmiştim! Gittiğiniz yerin suyunun içilebilir olup olmadığını gitmeden öğrenseniz iyi ederseniz. Böylece boşalan şişenizi temiz olduğuna emin olduğunuz bir yerden doldurabilirsiniz. Atıştırmalıklara gelince bizdeki Bimvari ucuz marketler Avrupa’da da mevcut. Slovenya’da örnek verirsem Hofer olabilir. Böyle marketleri de gitmeden önce öğrenip alışverişinizi ona göre yapabilirsiniz. Hatta kahvaltılık şeyleri böyle marketlerden ya da pazardan alıp halledebilirsiniz. Ancak Avrupa ve Türkiye’nin Pazar mantığı çok zıt. Avrupa’da Pazar demek pahalı ve organik sebze, meyve demektir. Türkiye’de geziyorsanız pazar gördünüz mü kaçırmayın derim. 🙂 Kahvaltı demişken birçok Hostel aslında ücretsiz kahvaltı seçeneği de sunuyor. Üstelik açık büfe olanları mevcut ve baya makbul geçiyor. 🙂 Hostelinizi ayarlamadan bu seçeneği de göz önünde bulundurmanızda fayda var.

Her ülkenin kendine göre yeme-içme kültürü ve lezzetleri var. Bunları makul fiyatlarla da deneyebilirsiniz. Örnek vermem gerekirse İtalya demek pizza demek. Floransa’da İtalya pizzası deneme maceramızdan burada bahsetmiştim. İtalya’da oturunca ayrı bir bahşiş bırakıyorsun hemen hemen birçok restoranında. Bundan kaçınmak için ise al-git servisi mevcut. Biz de pizzamızı alıp bir sokak köşesinde yemeye koyulmuştuk. Ya da bir İtalyan kahvesini yine al-git seçeneği ile tadabilirsiniz. Bunun dışında gideceğiniz bölgenin kendine has lezzetini denemek her zaman ucuz yollu olmaz maalesef. İlla tadacağım diyorsanız bir miktar parayı gözden çıkarmalısınız ama çokta önemli değil, görsem yeter diyorsanız yine market alışverişiniz ile Hostel mutfağınızı kullanıp akşam yemeğinizi kendiniz hazırlayabilirsiniz.