Günübirlik Koper ve Piran Gezisi

Koper

 Koper, Slovenya’nın güneybatısında bulunan Adriyatik Denizine kıyısı olan şirin ve sakin bir sahil şehri. İtalya sınırında yer alıyor. Koper’in tarihi diğer şehirlere göre daha eskilere Antik Yunan’a kadar dayanıyormuş.  

Merkezi çok küçük olan şehrin sevimli, dar sokaklarını keşfetmelisiniz. Dar sokaklardan tırmandığınızda kendinizi Koper’in tarihini yansıtan küçük bir meydanda buluyorsunuz. Venedik Gotik stili yapıların yer aldığı şehirde Praetorian Sarayı ve Loggia görülmeye değer yerler.  

Katedral ve çan kulesinin bulunduğu yer ise ana meydan. Çan kulesinin en üstüne çıkarak şehri yukarıdan da görebiliyorsunuz. Biraz fazla merdiven çıkmak gerekiyormuş biz de çok vakit kaybetmek istemedik.  

Tüm gezilecek yerleri, restoranları, alışveriş yerleri beş dakika yürüme mesafesinde.   Slovenya’nın tek uluslararası limanı burada. Ticari liman Koper’in kuzeyinde, eski şehir ve yat limanı ise güneyinde bulunuyormuş.   

Ljubljana’dan otobüs veya tren ile gidilebilir. Koper ile diğer kıyı kasabaları arasında belediye otobüsü ile ulaşımı sağlayabilirsiniz.   Gelmişken biraz İtalya havası alayım derseniz Koper ile Trieste arasında her saat başı otobüs seferleri var. Birdaki yazım da ilk İtalya gezim Trieste olacak.   

Piran

Piran için Slovenya’nın Dubrovnik’i diyorlarmış. Dubrovnik’e gitme fırsatı bulamamıştım ama şanını çok duydum ve daha güzel olduğuna eminim.   

Buraya kadar gelmişken küçük Dubrovnik’i görmeden olmaz diyerek Piran’a da uğradık. Vardığımızda hava çoktan kararmıştı. Şehir bomboştu diyebilirim. Bu yüzden sadece ana meydanı Tartini’yi gezebildik. Adını ünlü kemancı ve kompozitör Giuseppe Tartini’den almış. Meydanın ortasında bir de heykeli var. Tartini meydanına çıkan dar sokaklara araba ile girmek yasak. Piran da İtalya’nın liman kentlerinden biri olan Trieste’ye sadece bir kaç kilometre uzaklıkta. Tarihi yapısı, dar sokakları, deniz manzarası ile İtalya kentlerine çok benzeyen Piran’da çok az vakit geçirmemize rağmen burayı çok sevdik.   

Keyifli ve yorucu bir günün sonunda artık yemek yemenin de vakti geldi diyerek kendimizi Piran’ın girişinde bulunan bir balıkçıya atıverdik. Kıyı şehri olduğu için balıkçıları da meşhur tabi ki. Lezzetli bir akşam yemeğinden sonra Ljubljana’dan günübirlik kiraladığımız arabamız ile evlerimize geri döndük.