Facebook Kullanımına Neden Ara Vermelisin?

Mark Zuckerberg‘in kurduğu bir sosyal paylaşım platformu olan Facebook, Ocak 2018 itibariyle aylık yaklaşık 2.2 milyar aktif kullanıcıya sahiptir. (kaynak Vikipedi). 2009’da Facebook’a katıldım ve hayatımın her dakikasını zorunlu bir şekilde yayınlıyordum. Doğum günü dileklerimden arkadaşlarımla ve ailemle fotoğraf albümlerine kadar.

Facebook’a katıldım çünkü içinde olmanız gerekiyordu. Çevremde giderek artan sosyal medya baskısı bunu neden kılıyordu. Önümüzdeki birkaç yıl boyunca, sosyal medyanın artık hayatımın bir parçası olmasının tek sebebi olarak Facebook’taydım. Ancak ona bağımlıydım ve bunu ilk başta fark edememiştim. Binlerce markayı takip ettim, her uygulamayı denedim ve test ettim. Hayatıma sızdığını ve olduğum kişinin kontrolünü ele geçirdiğini bilmiyordum.

Sosyal medya pazarlamacılığına bağlı olarak, bir sitenin sayfasındaki beğenilerin sayısını veya belirli bir yayındaki etkileşimi nasıl artırabileceğimi merak ederek uykusuz geceler geçirdim. Ödevlerime katkı sağlamak, ortamı en iyi şekilde kullanmak için sosyal medya uygulamalarını ve analitik platformlarını araştırıyordum.

Bunun dışında, kişisel hayatımla ilgili her şeyi paylaşmak için de Facebook’u kullandım. Üzüntülü olmak, duygularımı paylaşmak ve hatta bazen arkadaşlarımla dertleşmek için bir araç olarak kullandım.

Arkadaşlarım her mesaja ve resme cevap vererek her anımda yanımda olduklarını belirtiyorlardı. Ama öyle miydi gerçekten? İşin gerçeği ben hiçbir zaman facebook “arkadaşlarım” la tam olarak tanışamadım, onlar da benimle tanışamadılar. Birbirimizi tanımıyorduk. Sadece varlığımızı biliyorduk o kadar.

Yavaş yavaş ortamdan uzaklaşmaya başladım. Artık, Facebook ve diğer sosyal medya hesapları sadece bilgi alabilmem, blog yazılarımı çevrem ve daha geniş kitle ile paylaşabilmek için vardı.

İşte Facebook’tan uzak durmak hayatıma neler kazandırdı:

Huzurumu geri kazandım: Beğenme, paylaşım ve yorum sayısında kendimi kaybetmiyorum. Bana bir huzur duygusu hakim artık. Ve iyi bir gece uykusu alabiliyorum.

Zamanımı diğer ilgi alanlarına ayırabiliyorum: Facebook artık hayatıma hükmetmiyor. Hobilerimin peşindeyim ve diğer ilgi alanlarımı araştırıyorum. Mesela Blog yazmaya  başladım (Facebook beni bağlamadan önce çok araştırmıştım) ve en sevdiğim filmlerin ve kitapların incelemelerini yayınlıyorum. Bu beni inanılmaz mutlu ediyor.

Karşılaştırma kelimesi hayatımdan çıktı: Facebook ve sosyal medya dünyası bizim içimizde arzu ettiğimiz sanal bir dünya olarak yaşıyor. Lüks bir tatil geçirenlerin, en iyi restoranlarda yemek yiyebilenlerin ve markalı eşyalara sahip olanların yer aldığı maddi bir dünya. Düşündüğümde ise asla başkasının hayatını yaşamaya çalışmak veya kişisel yaşamımı tanıtmak hiçbir boş zamanımı harcamaya değmez.

Blog yazmaya başladım: Günlük yazmak okul günlerimden beri hep yaptığım şeydir. En içteki hislerimi yargılanmadan ve yorum yapmadan paylaşabileceğim bir yerdir günlük. Ve hepsinden önemlisi, bir kalemle yazma sevincidir bu dünyanın dışında. O nedenle paylaşmanın en önemlisi insanları bilgilendirmek ve keyiflendirmek amacı ile günceme başladım.

Özel hayatımı özel tutabiliyorum: Kişisel yaşantınızı yayınlayarak kendi amacınızı sorgulamaya başladığınız an düşünün, tüm dünyaya o kadar çok şeyi açığa vurmak göz korkutucu değil mi? Anonimlik bir ayrıcalıktır, kabul etmeyi öğrenmemiz gereken bir hediyedir. Hayatınızı dünyaya açmak, olumsuzluk, gerçekçi olmayan beklentiler ve affedilmeyen karşılaştırmalar gibi sonuçlar doğurarak stresli olabilir.

O halde, sosyal medyada çok fazla zaman geçiriyorsanız veya kısmi olarak ona bağımlı iseniz, sosyal medyada detoks yapmanın zamanı gelmiştir.

İspanya’da harika bir tatil mi geçirdin? Çocuğunun ilk dişi mi çıktı? Bunları seni sadece online platform üzerinde takip eden herhangi bir kişi ile paylaşmak zorunda değilsin. Bu yaşam boyu deneyimlerini gizli tutmaya çalış. Sadece çevrimdışı ol. Sosyal medyaya bir mola ver. Kendinle ve ailenle tekrar bağlantı kur.

Eğer buraya kadar okuduysanız sizin hikayenizi de merak ediyorum. Herhangi bir sosyal medya platformundan bir mola verdiniz mi ve verdiyseniz bu mola, şu anki yaşamanıza nasıl yardımcı oluyor? Yazarak çoğalalım.

Sevgiyle…