Etkili Bir Fotoğraf Çekebilmenin 8 İpucu

Fotoğraf çekmek anı yakalama ve kaydetme ihtiyacının ötesinde artık fotoğrafçılar için tam bir zevk ve hobi meselesi haline gelmiş durumda. Öyle ki çok güzel manzara gördüğümüzde ya da bir daha yaşanmayacak bir anı yakalamak olunca konu tek istediğimiz fotoğraf makinemizin yanımızda olması. Fotoğrafı yakaladık, yakalamasına şimdi kontrol etme sırası… O güzel anı olduğundan daha da güzel ölümsüzleştirebildik mi acaba? Kafada deli sorular, ince endişeler… İşte bundan yola çıkarak size küçük ama etkili kendimin de kullandığı bazı çözümler önermek istedim.

Bu yazıda fotoğraf çekmenin teknik özelliklerinin tamamen dışında bilgiler vereceğim. Uzun zamandır hobi olarak fotoğraf çekme tecrübemin teknik özellikleriyle ilgili detaya girebilecek yeterlilikte olduğunu düşünmüyorum diyelim. Bu sebepten fotoğraf çekmeye yeni başlamış olanlar ve hobi olarak devam edenler için faydalı bir yazı olacağını düşünüyorum. (Kediden aslan yaratan siz fotoğrafçılarda okuyabilirsiniz, tamam hadi ;))

1. Şehrin Kendine Has Özelliğini Keşfedin

Bu herhangi bir şey olabilir. Örnek vermem gerekirse bir Karadeniz’e gittiğinizde yağmurlu bir havada doğanın güzelliğini alabilirsiniz kadraja. Antalya’da ise denizin masmavi dalgalarını… Paris’e gittiyseniz (Hayır! Mona Lisa’yı bu konunun dışında tutuyoruz.) tabi ki de müthiş Eyfel’in bir fotoğraf çekilecek. Zaten hangi açıdan çekerseniz çekin inanın insanda her zaman güzel bir etki bırakacaktır. Diyeceğim o ki her şehrin güzel, kendiyle özdeşleşmiş bir özelliği, bir mekanı daima vardır. Tek yapmanız gereken orayı keşfetmek.

2. Hava Durumunu Göz Ardı Etmeyelim

Bir şehre her zaman yakıştırdığım bir hava mutlaka olmuştur. Belki sizin de vardır. Mesela ben Eskişehir’e yağmuru çok yakıştırırım. (Son zamanlarda değil çünkü artık cidden fazla olmaya başladı yağmurlu havalar!) Aynı şekilde Ljubljana’ya da daima yağmurlu, kapalı hafif sisli bir havayı yakıştırmışımdır. Ya da tüm bu yakıştırmaların dışında gerçekten o şehrin veya ülkenin havasına da özgü bir özellikten bahsedebiliriz. Örneğin, İzmir deyince aklımıza güneşli, sımsıcak bir hava gelmesi gibi.. Yani hava durumunu göz ardı etmeyelim…

3. Canlılar Velinimettir!

Nasılda insancıl bir başlık oldu değil mi? Ama doğru! Baharın o sımsıcak günlerinde pespembe çiçekli ağacını ön plana alarak arkasında ne değişik kareler yakalanabilir öyle değil mi? Sadece ağacı bile alsanız eminim etkili bir fotoğraf olacaktır. Ya da masum bir şekilde oyun oynayan iki kedi, sokak ortasında bir topun peşinden üstü başı çamur şekilde koşan bir çocuk! Aslında hepsi kendi başına müthiş sahneler olabilir. Yeter ki çevrenizi gözlemleyin ve o anı yakalayın ve kalabalıklardan kaçmayın. İnsanın olduğu her yerde mutlaka enteresan bir olay vardır.

4. Duyguları Yansıtın

Hepimiz insanız ve tüm insanlar kendilerinden bir parça gördükleri şeylerden en fazla haz alırlar. Örnek olarak ise en kesini hepimizin yaşadığı duygulardır! Üzüldüğümüz, ağladığımız bir an, gülmekten yerlere yattığımız mutlu bir an ya da sevinçten havalara uçtuğumuz bir an! Bunlar tabi ki çoğaltılabilir. Oyuncağı kırılmış bir çocuğu gözünden akan yaşıyla birlikte fotoğraflamanın ne kadar etkili olabileceğini düşünün bi! Üstelik bu anları yakalayabilmek için beklemenin de gereği yok. Dışarı çıkıp yine dediğim gibi etrafınıza göz attığınızda her duyguyu yaşayan insanla karşılaşacaksınız zaten. Olmadı siz yaratın! Bir insanı deli gibi mutlu edecek bir hediye vererek o anı fotoğraflayın! Sanırım benim için en güzel hediye o anın fotoğraflanması olurdu.

5. Yükseklerden Manzaraya Bakın

Bu sanırım en basit madde oldu. Tek yapmanız gereken şehrin yüksek bir noktasını bulup manzarayı kadraja almak. Floransa’ya gittiğinizde Michelangelo Tepe’sinden bir fotoğraf her şeyi anlatmak için yetecektir daha fazlasına ihtiyacınız yok bence.

6. Anı Kendiniz Yaratın

Bu maddeden diğerlerinde biraz bahsetmiştim. Bir çocuğun hüngür hüngür ağlamasını bekleyemezsiniz sokakta. Çocuğun oyuncağını kırmak mı ağlasın diye! Bir daha duymamayım. 🙂 Yani illa bir anın gerçekleşmesini beklemeyin, kendiniz yaratın! İnstagramda bunun örnekleri fazlasıyla var sanırım. Evinin bir köşesini güzel eşyaları ile dekore edip her açıdan çeken insanlar gibi… Bir fincan kahve ve bir adet zamanın ünlü kitabını bir masa üzerinde yan yana getirmeniz bile oldukça etkili bir fotoğraf olabilir.

7. İlginç Mekanları Keşfedin

Bu da sıkça gördüğümüz fotoğraf silsilelerinden bir tanesi.. Güzel dekore edilmiş bir kafeden daha etkili ne olabilir ki? Kafenin duvarında farklı bir resim mi gördünüz alın hemen makinenizi elinize. Eski mobilyalardan oluşan antikaların olduğu bir köşe mi gördünüz mekanda beklemeyin! Sanırım fırsatları yakalamak biraz da sizin elinizde.

8. Yeniyi Denemekten Çekinmeyin

Son olarak yeniyi denemekten çekinmeyin! Nasıl mı? Mesela pisa kulesinin önünde şekilden şekle giren insanlar gibi… Amaçları herkesin gidip fotoğraf çekinebilme imkanının olabileceği bir mekanda farklı ve yeni şeyler denemek.

Tüm bunları denerken tek yapmanız gereken içinizden geldiği gibi fotoğraflamak… Aklınızın yatmadığı, içinizin sinmediği, sizi etkilemeyen bir şeyi denemekle vakit kaybetmeyin. Siz beğenir ve inanırsanız fotoğrafınıza herkes beğenebilir. İyi fotoğraflamalar!